Burçak Temel

Kısa Biyografi :D

Merhaba,

Ben, çocuk gelişimi uzmanı, yaratıcı drama eğitmeni, çocuk edebiyatı hayranı, çocukluğunu unutmamış ve oyunu çok seven bir eğitmenim. Şimdiye kadar yaklaşık 10 bin çocuk ve ailenin hayatına dokundum. Tabi onlar da benim hayatıma... 

Türkiye'nin 58 ilini dolaşarak çocuk kitapları ile atölyeler yaptım. Farklı illerde çocuk gelişimi üzerine ebeveyn atölyeleri düzenledim.

 

Çocuk kitapları, çocuk hakları, ekoloji, duygu, öfke kontrolü, sağlıklı iletişim, aile iletişimi, zorbalık konularını çalışmayı ayrı bir seviyorum. Bu konular ne kadar zor görünse de; yaratıcı dramanın iyileştirici, geliştirici gücü ve çocuk edebiyatının derya-deniz içerikleriyle o kadar da zor olmuyor.  Sağlıklı bir iletişimle çözülemeyecek hiçbir şeyin olmadığına inanıyorum.

happy now.jpeg

Uzun Biyografi
(Gerçekten kısa değil... ;D )

İlkokulu İzmir Melih Özakat İlkokuldan başlayıp, Aydın Yedi Eylül ilkokulunda bitirdim. Birinci sınıfken çok sevdiğiniz sınıf öğretmeninizden ayrılmanın ne kadar zor olduğunu iyi bilirim. Çok üzülmüştüm ve evdekilere isyan bayraklarımı açmıştım.

 

Gazipaşa Ortaokulu ve Aydın lisesi Fen bilimleri bölümünü okurken hep ya askeri pilot ya da genetik alanında bilim insanı olma hayalim vardı. Liseyi bitirip üniversiteyi seçerken de bu hayalle iki defa üniversite sınavına girdim. Ne de olsa bu hayatı ben yaşayacaktım; bir yıl geç başlamak sorun değil ki! Eh bir de her okulun son sınıfında yaşadığım sınav sistemi değişikliği belirsizliği vardı. Ne de olsa Türkiye'de eğitim görmek biraz...  nasıl diyeyim... yaratıcılığı ve mücadeleyi arttırıyor.  :D

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Biyolojik Bilimler bölümüne seçildiğimdeki heyecanımı, gururumu, mutluluğumu anlatamam size. Tam istediğim gibi bir okul. Tabi her öğrenci gibi İstanbul kepçe ben kazan gezip tozdum da... Tamam itiraf ediyorum bir yılda üniversitede kaybettim. Gerçekten kaybettim mi?! Bundan emin değilim! Çünkü bir yıl kaybetsem de başka ilgi alanları ve beni zamanla besleyen başka meslekler de keşfettim.  6 yıllık tıp fakültesi maceram, 2. sınıfın başında nöbetler tutmaya başlayarak profesyonel hayata geçti aynı zamanda. 1 yıl Cerrahpaşa T. F. Merkez biyokimya, 5 yıl  da Acil servis biyokimya derken mezun olmadan hevesle atıldım çalışmaya. Tabi Genetik tutkum, okulumun son yılları,  Cerrahpaşa T.F. Moleküler Onkoloji, İ.Ü. Tıp Fakültesi Moleküler Tıp ve Tübitak MAM- GMBTE de İmmüno-genetik bölümlerinde mekik dokuyarak geçti. Şikayetçi miydim? Hiç de değil! Sabahın karanlığında kalkıp kıta değiştirip 2,5 saat gidiş - 2,5 saat geliş yol tepsem de hayallerime ulaştığım andı. Kendimi hiç bu kadar tatmin olmuş, keyifli ve heyecanlı hissetmiyordum.  Derken her hikayedeki gibi hayaller tepetaklak olmaya başladı. 2003'ün ocak ayında bölümümüz kapatıldı, 2004 yılında  TUS sınavına giriş haklarımız ile birlikte Tıp fakültelerinde çalışma haklarımız gitti. 2005'te KPSS sınavına giriş hakkımız da elimizden alınınca Devlet hastanelerindeki kadrolu  çalışmalarımızda iptal edildi. Elde kaldı Özel kurum ve kuruluşlar.  Ben de eğitimimi desteklemek için Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Sağlık İşletmeciliği bölümünü okudum ek olarak. 9 yıl da özel sağlık kuruluşlarında çalıştıktan sonra; 2014 yılında o kurumlardan çalışma ruhsatımızda iptal edildi...

 

Hüzünlü gitti değil mi? Yok yok... 

Atlattım ben hayal kırıklıklarımı... çocuklar sayesinde! 

Nasıl mı? Üniversite Öğrenciliğimin ilk yıllarında sivil toplum kuruluşlarında gönüllü çalışmalara başladım. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) sayesinde çocuklarla buluşarak hayatımın en önemli dönüm noktalarında birine kapı araladı diyebilirim. 2001 yılında başlayan gönüllülüğüm sayesinde yaratıcı drama ile tanıştım. O kadar keyif alıyordum ki, işimi ne kadar sevsem de hastalıklar, virüslerle, kanserle uğraşırken insanların yaşadığı acıları görmek insanı yıpratıyordu. Ama TEGV'in bir eğitim parkına gidip çocuklarla buluştuğumda her şey uçup gidiyordu. 

Mesleğimle ilgili süreci ve çocuklarla olan bağımı düşündüğümde yaratıcı drama hakkında daha çok bilgili olmalıyım diyerek Yaratıcı Drama Eğitmenliği ve Liderliği M.E.B. sertifikası almak için eğitim aldım. Tez konumda "7-8 yaş grubu çocuklardaki  öfke kontrolünü yaratıcı drama teknikleriyle desteklemek"ti. Düşündüğümden daha iyi sonuçlar aldım. Sonrası da çorap söküğü gibi geldi.  

2015 yılında Atatürk Üniversitesi Çocuk Gelişimi önlisans bölümüne başladım. amacım çocuk gelişimini her yönüyle öğrenmekti. Tıp fakültesinde hücre boyutundan itibaren biyolojik gelişimlerini, hastalıklarını çok iyi öğrensem de sosyal, duygusal yönden gelişimlerini de bilmem gerektiğini düşündüm. Fakat bu program bana çok basit geldiği ve istediğim bilgileri içermediği için dördüncü üniversite olarak İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Lisans bölümüne de gittim. Tam istediğim gibi oldu. Teoriği güçlendirdim. Zaten sürekli atölyeler, etkinlikler, araştırmalar, güncel makaleler ve okullarda çalışmalar derken pratikte de gelişme kaydettiğimi fark ettim.

TEGV için hayatımın dönüm noktasından biri demiştim ya işte bir dönüm noktasını da sevgili öğretmenim Nevzat SÜER SEZGİN ile tanıştıktan sonra oldu. Yaratıcı Drama'da ve çocuk gelişimi eğitimlerimde elbette çocuk edebiyatı vazgeçilmez kaynaklarımdandı. Yaratıcı okuma, yaratıcı yazma etkinliklerin hep çok sevmişimdir. Ama Nevzat öğretmenimle birlikte çocuk edebiyatına yazar olarak profesyonel çalışmalar yapmaya başladım. Önce derleme kitaplarında öykülerim yayınlandı, sonra çocuk dergilerinde kurgu ve kurgu dışı yazılarım ve en sonunda da yakında çıkacak olan romanım. Bu konuda gerçekten çok heyecanlıyım.

 

2018 yılında İzmir Eğitim Kooperatifini (İZEK) kurduk.  O zamanda bu yana İZEK'te çocuklar ve ebeveynler için çalışmalarım devam etmekte. Aktif olduğum sivil toplum kuruluşlarını kısaca gözden geçirirsem; AÇEV'in Anne Destek Programı ve Anne Buluşmaları eğitmeniyim, hala TEGV gönüllüsüyüm ve eğitmeniyim, Öğretmen Kulübü tasarım ekibinin üyesiyim, Eksi 18 Edebiyat Topluluğu'nun aktif bir üyesiyim, Sistem Düşüncesi Derneği'nin yönetim kurulu üyesiyim. 

 

Eğitimlerimde farklı disiplinleri bir araya getirmek benim için bir tutku. Tıp, yaratıcı drama, plastik sanatlar, ekoloji, biyoloji, sistem düşüncesi, resim hepsi bir araya gelince çok keyif aldığım eğitim içerikleri ortaya çıkıyor. Keyif alıyorum çünkü bunları aktardığım her bir bireyin etkinlik sonunda yüzündeki gülümsemeden onlarında keyif aldıklarını görüyorum ve mutlu oluyorum. Öğrenmek eğlenceli ve oyunlu hale geldiğinde bir zorunluluktan çıkıp zevk alınan bir hale geliyor. Daha ne ister insan! 

Şu anda devlet okullarına, kolejlere, sivil toplum kuruluşlarında çocuklara ve ebeveynlere eğitimler veriyorum. Yayınevleri ile  çalışıyorum ve bu sayede Türkiye'nin her yerindeki çocukları kitaplarla buluşturuyorum.